Her satır başı hüzünlerdesin, Silkelesemde dökülmüyorsun, satırlarımdan!
Düşlerimi giyotine kurban ettiğinden beri, Iraksak bir vuslatın provasındayım hala!
Gökyüzünün kirpiklerimden kaydığını hissediyorum.. Ve üstüne düştüğümü devrik bir hayatın.. Yitik ömrümün ücra köşelerinde, Adım başı hep sen varsın!
Acıya bulanmıs hüznümüzü Hep senle yuğuyorum yâr! Düş/tü, kırıldı zaman ellerimizde! Dağıldı, toplayamıyorum! Çıkmış rayından ömrümün sevinci, Neresinden çekersem çekeyim, Bu acıya bir sevinç yamayamıyorum!
Yine bir leyl sükûtunda yâr, Kuşan sevda sözlerini! Ellerinde güneşlerle, Eskisi gibi, Karanfil rengi düşlerinle gel! Söndür elemin nârını!! Ve topla cümle sözlerini, İmlâsı bozuk düşüme, Değdir harflerini! Ver elini! Kan revan olsun gidişler!. Ver elini! ...............................
Tut artık düşlerimin ellerinden! Ya da azat et!! Azat et beni kendinden!!......
Elem Nâr
İkibinsekizi yılın, Onbeşi Nisanın, Geceydi, Şehirde yağmur...
Alıp başını yürüyor saatler birbiri ardına.. Islak bir eylül akşamında, yine hüzün ufalanıyor yorgun bakışlarımdan. Zaman zor da olsa geçiyor, yorsa da tükeniyor yar! Avuçta sadece bir avuç kor gibi özlem kalıyor.. Yığın yığın çürüttüğüm hüzünler elemler.. Artık susmayı öğrendi gönlüm. Çığlıklara ölümlüyüm. Sabrı bileyliyorum her gün ömrüme, Yüreğimin küf tutmuş duvarlarına, Gözyaşlarımla ıslattığın umudu asıyorum kurusun diye Adına kıyama dursa sus kefenini giydiriyorum sözcüklere! Kan rengine boyanan düşlerimi beyaza uçuruyorum dua kuşlarıyla.. Artık sadece içime kanıyorum yar! İçime haykırıyorum sadece! Dilimde yazgısı suskulu sözlerim Gözlerimden döktüğüm bir avuç senle Düşüp koynuna senli düşlerin Sükutu ezber eyliyorum artık dilime!
11/3/2008 - Adın; Sükût deyip susuyorum..Gece; yine seni d/üşüyorum!
Adın; Sükût deyip susuyorum.. Gece; Yine seni d/üşüyorum..
Bak ellerimde kırık dökük Umut sökük, neş'e sökük Giyindiğim hicran, en yenisinden, Kanattım yine dünleri. Uykular kan tadında ey sevgili! Yetim kılıp herşeyinden beni Yokluğunu ilikliyorlar yüreğime.. İzbe çukurlarda dermansız, Bir başıma Naçar soluklardayım. Hangi nefeste ansam adını Bir bahar havası avuçlarımda. Göğüm mavileniyor , Yeşilleniyor dalım. Sensiz hep divane, yorgun Bilinmez yollara çıkıyorum sevgili! Kapanıyor yüzüme kapılar. Elimde kalıyor tutunduklarım. Devriliyorum!. Sendeliyorum yokluğunun üzerinde. El ver düşüyorum sevgili! Ölesi iliştirildim ki acıya, Sıyrılamıyorum!.. Gel döndür beni bu yollardan! Sağnak sağnak bir hüzün yağıyor üstüme Acının küf kokusu ağır, Kırılgan ellerimde.. Birbirine dolanıyor ayaklarım Düşüp kalıyorum.. Avuç avuç sen ağlıyorum, Direniyorum sevgili! Kanadı kırık turnalar gibi, Yağmura hasret bulutlar gibi, Sabahı bekleyen geceler gibi, Bekliyorum!.. Yokluğun kaplıyor göğümü, Gülmeler kan tadı, Geceler hüzün makamında. Toprağını örtüyor üzerime, Kaskatı gecenin solukları. Bir el ver sevgili ne olur Doğrulamıyorum!...
Adın; Sükût deyip susuyorum.. Gece; Yine seni d/üşüyorum..
Bir üfleyince göklere, gökler deliniyor hüznümden .Yağmurlar yağıyor en delisinden ve seni kokuyor toprak.Ilık ılık seni esiyor rüzgar içimin yıkıntılarında.Yüreğimi konuştursam tıkanıyor kelimeler, kalemim biçare kalıyor.
Naçar ettiğin hayallerim kalkamadı ayağa. Hayatın ilmeği tek tek söküldü ellerimden. Her bir parçam ücra köşelere dağıldı.Un ufak oldu ümitlerim. İçimdeki deli çocuk ağlar oldu an be an.Yüreğime bıraktığın çiçekler hazanı yaşıyor şimdi yar! İklimim kurak sensiz, yokluk mevsimindeyim. Özlemin acımsı tadı genzimi yakıyor. Nasırı batıyor yorgun yüreğime. Ne desem,ne söylesem pürmelâlimi anlatamıyor.
Kırmışız sevdanın kollarını neyleyim.Hazan eyleyip mevsimleri, gülleri kanatmışız avuçlarımızda.Dağılıp,dökülmüşüz yar. Kanatsız kalmak gibi bir şey bu, güneşlerde üşümek gibi bir şey.. Tarife yeltendim ama olmuyor tarifsizim!...