Gece Melâli - Hüzün Sarayında Bir Garip Sultan... - Blogcu
Hüzün Sarayında Bir Garip Sultan...
10/10/2008 - Gece Melâli
Gece! Katran karası ellerini çek üzerimden! Değme! İniltilerini sus! Sus gece! Sıra bende!..
Ayazlarda kalemi kana bulama vaktidir. İçimi parçalarcasına,
İçimin sızısına çığlık çığlığa susmalı şimdi!
Gece melâlinde yâr… Ahım sığmazken içime Söyle! Sen hangi yastıklarda susturursun ağlamalarını ?! İçinin sızısını hangi duayla dindirirsin? Canın yaprak yaprak dökülür bilirim, güneş görsede suretin..
Sesine ayrılık kaçtığından beri susmak en asil sözdü senin lügatinde. Bense dökülendim ardına.. Ardında dağıttığın harfleri toplayandım, bir usta çabukluğunda.. Yokluğunda hepi topu cılız sesli bir avuntuydu, dinleyip inandığım… Tutunup kalktığım, asıldığım bir avuç duaydı..
Sustun! Sevinçleri düşürdüm yırtılan ceplerimden.. Yaşamaktan çevirdim yüzümü, İnine çekildi deli düşlerim Bu şehre yüzümü döktüm pencerelerden.. Kimseler görmedi.. Susarak ağladım en çok!...
Ve ellerimi kanatırcasına yazdım!… Sen yoktun Sızımı savurdum rüzgarlara.. Koyu bir hüzne dağıttım saçlarımı, Toplayamadım.. Usul usul salındı hüzün Ellerini gözlerimde gezdirdi.. ve yokluğunda adıma en çok HÜZÜN dendi !
Ellerim vardı kırılgan,kanlı,ürkek ellerim! Ahu efgânlarımda bir onlar yoldaştı bana bir de sesim.. Tutunamadım göğüne! Uzanamadım!.. Asılı kaldım uçurumlarında.. Çıkmazlarında yollarımı şaşırdım..
Bak ellerime! Parmak uçlarımda tadımlık sevinçlerim.. Kulaklarımı tırmalarcasına sâlâsını duyuyorum benliğimin... Bilir misin ki kaç SEN geceyle dilimlendi içim?. Yâr! bilebilir misin? Ömrümce kaç zindanla doldu gözlerim?! Kaç sızı oturdu gamzelerine yüreğin?
Seslenmek ırağına, bir yudum söz beklemek alfabenden, faydasız artık bilirim! Bilirim, Yine kendime döner çığlık çığlığa sesim… Belki de harfleri yutmalıyım dudağımda.. Yakmalıyım şiirleri, Ateşe vermeliyim!.. Gel o zaman, gülüşünü al rüzgardan artık deli yâr!..
Sızıma değmesin!.. Ben geceden döndüm yüzümü.. El verdim suskuya ve duaya.. Söyle geceye, ne olur.. Ne olur ardım sıra gelmesin! Yoruldum artık! Yeter!… Bana Aşk’tan söyletmesin..!
öncelikle eyvallah.. sevindim (: bahsi geçen radyocu serkan Şahin yerel bi radyoda proıgramda paylaşmıştı. Bende kayıt yapmışım ama gerçekten harika bi yorum daha güzeli var mı bilmiyorum.. isterseniz size de ulaştırabilirim..
Zeliha Kurt ismiyle yayınlayabilirsiniz tabiki..birçok sitede mahlas ismim olan Elem Nar adıyla geçer.."gece melâli" bir çok radyocu arkadaşımız tarafından yorumlanmmıştır..bahsi geçen radyocu kardeşimizin adını öğrenebilir miyim efendim ?
ilk bi radyoya şiir paylaşımı olarak gönderilmiş çok sevdiğim birinin sesinden dinlemiştim o gün bu gündür dinliyorum hâlâ..ve hüzün tutkunlarıyla paylaşmak istedim izninizle yalnız isim olmadığından alıntı olarak alabilirim ancak bi mahsuru var mı
gece güne durdu, nice gün de geceye..
ne gece bitmiş, ne de melâli..
hepimiz iyi biliyorduk..doğruydu!../melâli anlamayan nesle aşinâ değildik, o belde/de..
ama şu gece bitmeli ve güne, başka gecelere de yaşama hakkı tanımalı da değil miydi?!.
bence yapabilir bunu geceyi ve melâli iyi anlayan biri!.
ve yazabilir, kapısına gelenleri mahrum etmemek için okumalardan!
hadi!
Hüzüne dair yazıların müptelası olan biri için böyle güzel bir blogu ziyaret etmek derin anlamlar taşır.Başta Gülnaz Eliaçık kardeşime teşekkür ederim vesile oldular sizi tanımamda.Selam ve dua ile...Takipteyim...
beklemedeydim, bir kelimende bin şey anlattığın,bir kelimende bin giz gizlediğin ve bir kelimende hayatını sakladığın sözlerini.yüreğine sağlık.okurken yıldızları yan yana getirmeye çalışıyorum.anlamak yıldızları yana yana getirmek gibi.ama ben anlıyorum uzayın boşluğundan kanatırcasına çekip aldığın heceleri.
o gelince
fîrak burcuna meyleder Dîl
insan bunu bilince
lâl olur kaâl
düşer söz ve hece
hâl duâya durur
hâle hâle ağar semâdan sekine
artık vakt hülyâ
ve ruha derin bir füsûndur..
o hâlde, şundan şikâyet niye?!
..
çok şükür!.yazdınız!.
selam ile..
/s.buz/