Üzerinde yürüdğüm bu düşte neyin nesi?
Kırıldı kırılacak ortasından , düşeceğim girift gölgelerin musalla gölgelerine!
Sen yine de gelme içime!
Bağrı açık bu gecenin gerdanına kafamı yaslayıp, münafık gölgeleri dine sokma vaktidir...
Gölgeleri "Eşhedü..." diye söyletme vaktidir.
Vakti gelmiş onca ayrılığı erteleme vaktidir!
Kalbinin altı fazla yanmış galiba, bir intihar kokusu yayılıyor yayılıyor içinden ortalığa!
Çabuk ağla! Ağla ki sönsün ortalığı intihar kokusuna bürüyen bu yangın.
Küllerinin arasına utançlarını gömüp öyle bak bana.
Nasıl ki bir insan aynı anda iki rolü oynayamaz;
Ya günahkarsın , ya masum!
Ya münafıksın, ya mümin!
Ya körsün ya ebe!