16/4/2009 - Sayıklamalar...
Kederin aksi en koyu rengiyle gülümsüyor acıyan yanlarıma… Vakit dar, yarım/ı geçmiş akrep .. Yarı/mı da savurup götürmüş gece.. Uyumam gerek biliyorum, Uyutup şu uykusuzluğu Doğrulup biraz düşüncelerimden.. Unutarak her şeyi…
Peki nasıl anlatayım bunu?
Uyku nedir bilmeyen gözlerime Geceyi taksim ediyoruz … Sen biraz uyusan,
Ben sonra düşünsem?… Sonra ağlasan olur mu? Şimdi biraz uyu! Bak sabaha daha çok karanlık var!…
Şiir olmak istiyor sözlerim..
Hani yüzünü dökmek biraz… Kanaması ellerin..
Dağınık, yarıya kadar okunmuş,
Öylece kalmış kitaplarıma takılıyor sonra gözlerim.. Ne çok -ben- her biri diyorum… Ne kadar ıssız, Ne fena Yarım ve sessiz…
Artık, dilime pelesenk olmuş sözlerimi ufalayarak ağzımda..
Genzime takılan heceleri yutuyorum..
İsyan sözleri etmek istiyor içim
Dilim yanıyor Günah! Canımı acıtır, biliyorum
Yitirdiğim ne çok şey var..
Ne çok özlediğim.. Sus sen! Ortaya dökme dilim.. Gönlüm uyanır, korkuyorum
Ruhumun insan olan yanları seyriyor..
Çok fena.. Özü, benliği, kimsesizliği.. Titriyor içim.. Uyuşup kalmışım ömrün en çıplak yerinde.. Yine erbain doğmuş… Gece üstümden kaymış, Üşüyorum! Dua getirdim sızımca Kucak kucak Ne olur onlarla ört üstümü Allahım!
15 Nisan 2009
|